Crohn Hastalığı Teşhisi – Crohn Tanısı

Crohn hastalığı çalışmalarında yanlış teşhisin yaygın olduğu görülmektedir. Doğası gereği klinik olarak teşhis etmek zor olabilir. Bu nedenle, kanıtlanmış Crohn hastalığı olmayan kişilerin dahil edilmesiyle hata ve yanlış teşhis potansiyeli vardır. Bu hataların olasılığını en aza indirmek için, Crohn hastalığı teşhisinin doğrulanması için bu araştırmada cerrahi rezeksiyon örneklerinde tanının histopatolojik olarak doğrulanması gerekiyordu. Bu nedenle bu, Crohn hastalığının nüksetmesinin sağlam bir tanımını sağlar. Klinik rekürrens semptomları spesifik değildir ve her zaman aktif Crohn hastalığına bağlı değildir, örneğin cerrahi adezyonlar tıkanmaya neden olabilir. Nüks tanımında tutarlı olmak ve tekrarlanabilir bir nüks tanımına sahip olmak için bu araştırmada nüks tanımı olarak ikinci ileal rezeksiyon alınmıştır. Crohn hastalığı için bağırsak rezeksiyonundan sonra en uygun klinik sonucun ikinci ameliyat gerekliliği olduğu söylenmiştir (Penner, Madsen ve ark. 2005). Cerrahiden sonra Crohn hastalığının nüksetmesini etkileyen birçok faktör öne sürülmüştür.

2000 yılında İsveç’in Stockholm ilçesinde en az bir bağırsak rezeksiyonu olan 1424 hastayı kapsayan geniş bir retrospektif kohort çalışması yapılmıştır (Bernell, Lapidus ve diğerleri 2000). Tanı prosedürü veya gerekli tedavi ile doğrulanan ameliyat sonrası semptomlarla ilk prezentasyon olarak tekrarlama alındı. Crohn hastalığı için tüm ameliyatlar, konuma göre bölmek yerine araştırıldı. Kadın cinsiyeti, ileoklonik hastalık ve perianal fistüllerin daha sonraki cerrahinin önemli belirleyicileri olduğu bulunmuştur. Primer ileoçekal Crohn hastalığı olan aynı grup tarafından yapılan ve Crohn hastalığı olan aynı gruptan alınan bir başka çalışmada, sadece perianal hastalığın varlığı ve uzun bir rezeksiyon segmentinin nüksün prediktörleri olduğu bulundu.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir